Türkiye Cumhuriyeti

Kudüs Başkonsolosluğu

Bilgi Notları

Filistin Tarihi, 17.09.2008

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Filistin topraklarında antik çağlardan bu yana çeşitli devlet ve uygarlıklar hakimiyet sürmüştür. 1517’de Osmanlı İmparatorluğu’na dahil olan Filistin topraklarındaki Osmanlı hakimiyeti, 1917’de İngilizlerin bölgeyi işgali ile sona ermiştir. 1920 yılında Milletler Cemiyeti’nce İngilizlerin manda yönetimine bırakılmasıyla birlikte, bölgeye Avrupa ülkelerinden Yahudi göçü büyük ölçüde artmış; Yahudiler ve bölgede yaşayan Araplar arasında ve iki halk ile İngiliz ordusu arasında ciddi çatışmalar yaşanmıştır.

II. Dünya Savaşı’nın ardından İngilizlerin bölgeyi terk etmeleri sonrasında BM, 1947’de Filistin topraklarını iki toplum arasında paylaştıracak “Taksim Planı (Partition Plan)”nı taraflara sunduysa da Araplar bu planı reddetmiş, ancak plan BM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Bunun üzerine başlayan Arap-İsrail savaşı İsrail Devleti’nin galibiyetiyle sonuçlanarak, İsrail BM Taksim Planı’nda öngörülenden daha fazla toprağa sahip olmuş ve 14 Mayıs 1948 tarihinde İsrail Devleti ilan edilmiştir. Bu savaşta 700 binden fazla Filistinli komşu ülkelere sığınmak zorunda kalarak “mülteci” haline gelmişlerdir. 1967 yılındaki “Altı Gün Savaşları”nda da İsrail, Batı Şeria’nın tamamı, Gazze Şeridi, Golan Tepeleri ve Sina Yarımadasını ele geçirmiştir. 1973’deki Yom Kippur Savaşı’nda da Mısır ve Suriye güçleri İsrail karşısında bir galibiyet elde edememişlerdir. 1978’de Mısır ile İsrail arasındaki Camp David Barış Görüşmeleri neticesinde İsrail Sina Yarımadası’nı Mısır’a geri vermiş ve 1979 yılında İsrail ile Mısır arasında barış anlaşması imzalanmıştır.

1987’de “İntifada” olarak adlandırılan ve Gazze’den tüm Filistin topraklarına yayılan Filistin direnişi başlamış ve ilk intifada 1993 yılına kadar sürmüştür. Bu dönem içerisinde Filistinliler ile İsrail arasında yoğun çatışmalar yaşanmıştır. 1990’lı yıllarda Filistin Kurtuluş Örgütü Başkanı Arafat ile İsrail arasında başlayan barış görüşmeleri 1993’de “İlkeler Bildirgesi”nin kabulü ile sonuçlanmış ve devamındaki süreçte, Filistinlilerin Filistin Devleti kurulana kadar kendilerini yöneteceği özerk bir yönetimin (Filistin Ulusal Yönetimi-FUY) ihdas edilmesi kararlaştırılmıştır.

2000 yaz aylarında ihtilafın çözümü amacıyla yapılan Camp David Zirvesi’nin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, 28 Eylül 2000 tarihinde aşırı sağcı Likud partisi lideri Sharon’un Müslümanlarca kutsal kabul edilen Harem-i Şerif’e girmesi bölgede birincisinden çok daha fazla şiddete ve can kaybına sebep olacak II. İntifada’nın başlamasına neden olmuştur.

BM, ABD, AB ve Rusya’nın oluşturduğu “Quartet” tarafından 2002 yılında hazırlanan ve iki devletli çözümü savunan Yol Haritası, İsrail ve FUY Yönetimi’nce desteklenmişse de, arazide devam eden çatışmalar ve tarafların hazır olunmadığı gerekçesini öne sürerek müzakere masasına oturmamaları dolayısıyla uygulanma zemini bulamamıştır.

Yasser Arafat’ın 11 Kasım 2004 yılında vefat etmesi üzerine 9 Ocak 2005 tarihinde yapılan Başkanlık seçimlerinde eski Başbakan ve FKÖ İcra Komitesi Başkanı Mahmud Abbas Ocak 2005’te FUY Başkanlığı’na seçilmiştir.

İsrail 2004’de ilan ettiği 1967’de işgal etmiş olduğu Gazze Şeridi’nden tek taraflı olarak çekilme planını 2005 Ağustos ayında uygulamaya koyarak, Gazze içerisindeki Yahudi yerleşim birimlerini ve askeri unsurlarını 2005 Eylül itibarıyla bölgeden tahliye etmiştir.

HAMAS’ın Ocak 2006’da yapılan genel seçimlerde çoğunluğu elde ederek 10. FUY Hükümetini kurması üzerine başını İsrail ve ABD’nin çektiği uluslararası toplum Filistin’e yönelik siyasal tecrit ve ekonomik ambargo politikası uygulamışlar, bunun neticesinde Filistin’de halihazırda bozuk olan sosyal ve ekonomik koşullar giderek kötüleşerek, HAMAS/FATAH ayrışmasının keskinleşmesiyle birlikte ülkedeki iç siyasal durum zaman zaman örgütler arası silahlı eylemlere varan bir hal almıştır.

2006 yılı başında yapılan genel seçimlerde iktidara geldikten sonra Quartet’in ilkelerini tanımayarak başta ABD ve İsrail olmak üzere uluslararası toplum tarafından siyasal tecrit ve ekonomik ambargo uygulanan HAMAS ile Filistin’de uzun yıllardır elinde bulundurduğu iktidar tekelini seçimlerle yitiren ve örgüt içi yeniden yapılanma arayışlarına sürüklenen FATAH, 2007 yılının ilk yarısında bir uzlaşıya vararak Ulusal Birlik Hükümeti’ni (UBH) kurabilmeyi ve 2006 yılında başlayarak silahlı çatışmalara da varan güç mücadelesinin önüne kısmen de olsa geçebilmeyi başarmışlarsa da, HAMAS’ın Haziran ayında silahlı bir eylemle Gazze Şeridi’ndeki Filistin Ulusal Yönetimi kurumlarından FATAH unsurlarını tasfiye ederek bölgenin hakimiyetini ele geçirmesi Filistin tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur.